BRAKİAL PLEKSUS VE PERİFERİK SİNİR CERRAHİLERİ

 

 

Brakial pleksus yaralanması nedir?

 

Brakial pleksus olarak adlandırdığımız yapı omuz bölgesinden başlayarak elde parmak ucuna kadar tüm kasların hareketini ve duyusunu sağlayan sinirlerin oluşturduğu bir sinir ağıdır. Toplam 5 adet sinir kökü ile boyundan başlayan bu sinirlere bazen 1 veya 2 adet sinir kökü de katılabilir. Bu sinirler kendi aralarında belli anatomik seviyelerde dallar vererek ve birleşerek farklı farklı bölgelere hareket ve duyu sağlamak için yol alırlar. Doğum sırasında bazı nedenlerden dolayı bu sinir ağı yaralanabilir. Bu durumda doğumsal brakial pleksus felci (obstetrik brakial pleksus paralizisi) (OBPP) dediğimiz yaralanma oluşur.

Doğumsal nedenlerin dışında; travma, torasik çıkış sendromu, radyasyon, tümör yayılımı, brakial nöritis ve basıya neden olan anevrizma gibi damarsal sorunlara bağlı olarak da yaralanma gelişebilir.

Brakial Pleksus yaralanması nasıl olur?

Doğum sırasında ters geliş dediğimiz makat gelişi nedeniyle olabilir. Omuz distosisi dediğimiz doğumda omuzun takılmasi nedeniyle olabilir. Annede diabetes mellitus (şeker hastalığı) hastalığına bağlı bebek doğum ağırlığının yaklaşık 4000 – 4500 gr civarı olması durumunda olabilir.
 

Travmaya bağlı nedenlerle sıklıkla motorsiklet kazaları sonrası karşımıza çıkmaktadır. Kayak ve snowboard gibi kış sporları yaparken de meydana gelebilir. Genellikle mekanizma omuzun üzerine düşme sonrası boyun ve omuz arasında sinirlerin gerilmesi ile olur.
 

Nasıl tanı koyulur?

Tanıda fizik muayene çok önemlidir. Üst ekstremite dediğimiz omuzdan ele kadar olan bölgedeki kaslara hakim olan bir hekim kolaylıkla yaralanan sinirlerin haritasını ortaya çıkarabilir. MR nörografi ile zarar gören sinirlerde kopma veya gerilme olmuş mu bunlar değerlendirilebilir. EMG ile yine sinirlerin ileti durumu değerlendirilebilir.

 

Tedavi süreci nasıl planlanır?

Bu süreç iki durumda farklı planlamaları gerektiriyor.

Doğumsal felç ve travmatik felç diye iki ana başlığa ayırabiliriz.

Doğumsal felç durumunda bebekte tanı koyulur koyulmaz fizik tedaviye başlanır. Çalışmadığını gördüğümüz kas grupları için elektrik stimulasyonu dediğimiz tedaviye başlanır. Kasların erimesine (atrofi) izin vermemek gerekir. Eklemlerin sertleşmesinin ve özellikle omuzda çıkık oluşmasının önüne geçmek gerekir.

Genellikle % 90’ın üzerinde bebekte kaslar 2 hafta içinde kasılmaya başlar ve hastalık ilerlemeden normal fonksiyonlarına kavuşur. Bu grupta ileri tetkik ve tedaviye ihtiyaç olmaz. Geriye kalan %10 kadarlık grupta ise 2. ayda hala iyileşme belirtisi yoksa bebeğin ameliyata aday olduğunu düşünmeye başlarız. Özellikle de 3. ayı geçen iyileşmeme durumunda artık ileri tetkik ve tedavi planlamasına geçilmesi gerekir. MR ve EMG ile yaralanmanın haritasını çıkarmaya çalışırız. Sonrasında yapılacak cerrahi plan ile de 5. ay civarında hasta ameliyata alınır.
 

Travma nedeniyle özellikle erişkinlerde olan brakial pleksus yaralanmalarında vakit geçirmeden MR ve EMG tetkikleri yapılmalıdır. Sonrasında da ameliyat planlanmalıdır. Erişkinlerde sinir iyileşmesi çocuklara göre daha yavaş olur. O yüzden yaralanma sonrası yaklaşık 6-9 ay sonrasına geciken olgularda iyileşme potansiyeli ciddi oranda azalmaktadır.
 

Hem erişkin hastalarda hem de bebeklerde yaralanma sonrası tedavisi geciken olgularda kas transferi, çıkık eklemin yerine koyulması, sertleşen eklemlerin gevşetilmesi gibi çeşitli cerrahi tedaviler söz konusu olur. Bu tip geç dönem ameliyatlara sekonder cerrahiler denir.
 

Brakial pleksus yaralanması meydana gelen hastaların gecikmeden bu hastalıkla ilgilenen bir ortopedi hekimine özellikle de el cerrahisinde ve mikrocerrahide tecrübeli  bir hekime başvurmaları gerekir.